KADIN DENİZCİ OLMAK NASILDIR

Kadın Denizciler Hakkında Bilinmeyen 10 Gerçek!

Türk denizcilik sektöründe son yıllarda başarılarıyla adlarını duyuran “Kadın denizciler” hem gemide hem de denizcilik sektöründe diğer alanlarda çalışarak mesleğin artık erkek egemenliğinde olmadığını gösteriyor.

Kadın Denizciler Hakkında Bilinmeyen 10 Gerçek!

 Türk denizcilik sektöründe son yıllarda başarılarıyla adlarını duyuran “Kadın denizciler” hem gemide hem de denizcilik sektöründe diğer alanlarda çalışarak mesleğin artık erkek egemenliğinde olmadığını gösteriyor.

Dünyaya baktığımızda ise kadınların denizcilik sektörüne girişinde ülkemizin biraz geriden geldiğini görsek de son 20 yılda yaşanan büyük yükseliş aslında bu açığın ne kadar hızlı kapatıldığının bir göstergesi.

 Denizciliğin kadın-erkek ayırt etmeksizin “Zor” bir meslek olduğu düşünüldüğünde ve kadınların cinsiyet doğası gereği zorluklara ve güçlüklere oldukça dayanıklı bir yapıya sahip olduğu düşünüldüğünde aslında denizcilik mesleğini icrada bir avantaj bile sağlayabiliyor. Her ne kadar kas gücü konusunda toplumda sürekli ayrıma düşülse de, tüm bu “Kadın işte, yapamaz..” söylemlerini tersine çevirecek kadar akıllı, çalışkan ve lider yöneticiler olma yolunda hızla ilerliyorlar.

Peki kim bu kadın denizciler? Kısaca bir göz atalım:

1. İlk kadın denizciler.. Dünya üzerinde ilk kadın denizciler 1600’lü yıllarda korsanlık yaparak sektöre giriş yapmıştır. Ticaret rotalarının ve sömürgelerin yeni oluşmaya başladığı zamanlarda isimlerini tarihe “Efsane” olarak yazdıran Anne Bonney ve Mary Reed kadın kimliklerini gizleyerek donanmaya katıldılar. O zamanlar kadın olarak bir asker olmanın cezası olduğundan Karayipler’de gemiden kaçıp başka bir gemide korsan olarak çalışmaya başladılar ve kendi gemilerini yönetecek konuma kadar yükseldiler. Karayip Denizi’nin tozunu attırıyordular desek yeridir. Akibetlerinin tam ne olduğu bilinmese de biri yakalanmış hapse atılmış ve diğeri de eceliyle hakkın rahmetine kavuşmuştur. Anne ve Mary’i denize iten ise eşlerinin
onları terkedip 2 çocuğuyla yalnız başına bırakmasıydı ne yazık ki. Ah şu erkekler..

İLK KADIN KORSANLAR ANNE BONNEY VE MARY REED

Efsanelerden biraz da reel hayata dönelim isterseniz. Türkiye’de gemiye ilk defa çıkan kadınlar 1960-1970 yıllarından itibaren denizci eşleriydi. Hepsi eşiyle aynı gemide olmak için kamarot, miço yeterliliklerinden başlamış ve aktif olarak çalışmasalar dahi ilk defa “Gemide Kadın” kavramının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Zaman zaman Telsiz Zabiti rütbesine yükselip yardımcı sınıf köprüüstü zabiti olarak çalışanlar da yok değil. Bu işin profesyonel olarak ilk icrası ise 1996 yılında İstanbul Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği’nden mezun kadın denizciler tarafından yapılmış ve buna müteakiben 1999 yılında İTÜ Denizcilik Fakültesi’ne kadın öğrenci alımı başlamıştır.

Bundan sonrası ise çok hızlı gelişmiş Türkiye çapındaki pek çok denizcilik okulu kadın öğrencilere kapısını açmıştır.


2. “Gemide kadın uğursuzluktur” iddiaları

Şaka gibi bir söylemdir aslında. Kadın denizcilerin son 20 yılı bu iddianın doğru olmadığını ispatla geçmiştir. Yine geçmiş efsanelere bakarsak gemi de tıpkı bir kadın gibi bakım ve ilgi gerektirdiğinden İngilizcede “She” yani kadın olarak adlandırılmıştır. “Ee gemi de kadın bir tane daha kadın olursa gemi kadını kıskanır uğursuzluk olur lölölö..” gibi saçma bir düşünce sistemi mevcut ne yazık ki. Buradan akademisyenlere sesleniyoruz lütfen bunun üzerine bir araştırma yapınız efendim. Kadın denizcilerin çalıştığı gemiler mi daha çok batıyor yoksa erkeklerin mi? Hadi bakalım bunu da açıklayın, oranları görelim hodri meydan!

 3. “Sen şimdi gemi mi kullanıyorsun?”

Aslında bu söylem de denizciliğin geneli için geçerli olsa da en fazla maruz kalanların kadınların olduğunu düşünüyoruz. Yaşının gençliğini, narin yapısını görenler şaşırsa da denizciliğin yetenek işi olduğunun göstergesidir kadınlar. Kaptan ve Başmühendis olmak boy kilo işi değildir canım güzellik yarışması mı bu? Bilek gücü, zeka ve organizasyon yeteneği herşeyi halleder. Soruya da cevap olsun gemi “kullanılmaz” ki bir denizciye bu soruyu sorduğunuzda size gülüp geçecektir, koskoca gemileri araba mı sanmıştınız?

 4. “Kadın işine duygularını karıştırır.”

Ah canım.. Gemide erkekler kadınlardan daha çok işine duygularını karıştırıyor. Gemide kadınlar çalışmıyorken de dedikodu yapılıyordu, çalışıyor yine yapılıyor. Kadının olması bir şey değiştirmedi ki.. Tüm erkekleri genellemeyelim ama denizci erkeklerin kendi aralarında geçmişten beridir bilinen bir tabir vardır, yumuşatılmış bir dille ifade edelim: “Baş tarafta gaz çıkartsan, kıç tarafa tuvaletini yaptı diye gelir haberi.” Anladınız siz onu. Bu söz de kadınlar nedeniyle çıktı diyen varsa gelsin.

 5. Her limanda bir sevgili?

Yok artık daha neler dediğinizi duyar gibiyiz. Aslında bunu “Her limanda bir evlenme teklifi” olarak değiştirsek daha doğru olur. Türk bir denizci kadın olmak Avrupa, Afrika, Amerika, Araplar ve Uzakdoğu dahil tüm ülkelerde oldukça ilgi çeken bir kavram olduğu için artık sizi beğenmekten daha çok hayran kalıp evlenmek isteyenler oldukça fazla. Türk kadınının gemide nasıl çalışabildiği üzerine en fazla şaşıran kişilerin medeniyetler diyarı Avrupa ve Amerika’dan çıktığını biliyor muydunuz? Kadın denizciler gittiği her limanda Türk kadınını ve Türk bayrağını temsil etmenin gururunu yaşıyor. Bunun da ülkemiz kültürel izlenimi açısından bir artı sağladığını unutmayalım.

BAYAN BAŞMÜHENDİS 3.KAPTAN VE 3.MÜHENDİS

6. Limanda dışarı çıkmak

Kadın kısmı limanda dışarı mı çıkarmış canım? Otursun gemisinde.. Nasıl erkek denizcilerin en sevdiği limanlar Rusya, Ukrayna, Tayland falansa, kadın denizciler bu konuda biraz daha ılımlı. Onlar için büyük bir alışveriş merkezi olan hem de ucuz Amerika gibi bir liman olsun yeter. İşte nasıl erkekler limanda dışarı çıktıklarında “Streslerini (!)” atıyorlar kadınlar da alışveriş yapıyorlar canım çok mu? Tabi Avrupa gibi güzel limanlar olduğunda turistik bir şehir gezisinin de
bir kadın denizci için vazgeçilmez olduğunu unutmayalım. Bir de tavsiye; bilmediğiniz ülke limanlarında tek başınıza dışarı çıkmayın, gemide güvendiğiniz kafa dengi bir stajyer varsa size eşlik etmesini rica edin ve alışverişin keyfini çıkartın

EKSİ 20 DERECEDE GEMİ BUZ TUTTU

7. Kadın denizcinin aile hayatı.. Sektör dışından bir erkeğin bir kadın denizci sevgilisi varsa mükemmel bir sabrı olması ve kadının da yokluğunda ona %100 sorgusuz bir güven duyması gerekir. Gerçekten böyle bir ilişkiniz varsa oldukça şanslısınız çünkü başka sektörden insanlar -ki gemide aktif olarak çalışmayan kişilerden bahsediyoruz, 6 ay gidip uzakta kalmanızı hazmedemeyebilir. Bu yüzden çoğu denizci kadın denizci bir erkekle hayat kurma yoluna girer. Akademisyenlere araştırılacak bir diğer konu daha çıkardık; kadın denizcilerin evlilikleri üzerine bir sosyoloji araştırması fena olmaz.

SÜVARİ BEY ZABİTLERİNİ KORUMAYI SEVER =)

Diğer yandan, kadın denizcilerde güzel örneklere baktığımızda uzun yıllar denizde çalışarak Kaptan, Başmühendis rütbesine yükselip bir yandan da evlenip çocuk sahibi olmak artık hayal değil. Hatta çocuğunu da gemiye götürüp ailece gemide çalışan kadın kaptanlarımız başmühendislerimiz de var. Bu arada unuttuk; kadından makineci de oluyor evet.



8. Kadın denizcinin gemi hayatı..

İşte en çok merak edilen konulardan biri: “Bir kadın gemide ne yapar?”. Erkekten farkı olmaksızın eşek gibi çalışır. Güverte zabiti ise seyirdeyken köprüüstü vardiyasını tutar, güvertede çalışır, raspa yapar, boya yapar, limanlara yanaşırken halat manevrasın yönetir, çarmıhtan iner draft okur, orada-burada heryerdedir.

DRAFT OKUMAYA İNEN BAYAN ZABİT

Makine zabitleri içinse mesai makine dairesinde ana makine, jeneratörler, kazan, seperatör vb. yardımcı makinelerin bakım tutumlarıyla uğraşmakla geçer. Makineci bir kadını atölyede valf alıştırırken görürseniz şaşırmayın, durumu sindirerek sessizce alışmaya çalışın. Toplum hiçbir zaman o ojeli ellerin yağa yakıta bulaşacağını hayal bile edemedi ancak ellerindeki yağı mazotla temizleyen ama gemide ilk boş vaktinde kendisine manikür yapmayı ihmal etmeyen kişidir makineci kadın. Bir de limanlarda dışarı çıkarken süslenip püslendiğinizde gemide kimse sizi tanıyamaz. Tulumlu ve kapkara pis halinizi gördükten sonra bir an makyajlı halinize maruz kalan erkek çalışma arkadaşlarınız şaşkınlıklarını gizleyemezler. Gerçekten makyajın bir kadının hayatında önemi büyük, tıpkı geminin bakımı-boyası gibi değil mi?

9. Kadın denizcinin karadaki hayatı?

Sadece aileniz akrabanız değil tüm komşular, mahalleli, köylü kim varsa sizin denizde çalıştığınızı bilir ve büyük gurur duyarlar. Bazen de “Kızını o kadar uzaklara nasıl gönderiyorsun?” diyerek anne babanıza sitemde bulunan patavatsızlar da yok değildir. Ekmek aslanın midesinde sevgili amcacığım. Siz sıcacık yatağınızda uyurken ekmek parası için okyanuslar denizler aşılıyor fırtınalarda hayatlar geçiriliyor. Tüm bu zamanlarda kadın denizcilerin en büyük dayanağı onunla gurur duyan sevdikleridir. Mesleğe erkeklere göre x2 gönül ve emek vermiş kimseler olduğundan şüpheniz olmasın lütfen. Bu yüzden saygı duyun, ellerini öpün o kadın denizcilerin.

 10. Erkek gibi çalışsa da o bir “Kadın”!

Gemilerde bugüne kadar erkeklerin arasında göze batmamak için namus çizgisi çerçevesinde kıyafetlerinden, hal ve hareketlerine, sözlerine kadar pek çok şeye dikkat ederek çalışmıştır kadın denizciler. Çünkü herhangi bir yanlış hareketinin, “Üst”lerinin bunu bütün kadın denizcilere mal edeceğini bilirler. O da bir annenin babanın evladı, bir çocuğun annesi, ailenin küçük kız kardeşi ve bir erkeğin hayatını birleştireceği bir eştir. Kadın nerede olursa olsun ona saygılı davranmak gerekirken, gemide bunu “Hiyerarşi” çatısı altında hiçe saymak hoş olmuyor dikkat edelim.

Bir kadın gemiye düzen ve çalışma ortamında saygıyı getirir. Denizi tutkuyla seven kadın denizcilerin kariyerlerine giden yollarında heveslerini kırmak ve önlerini basit bir “Önyargı” ile kapatmaya çalışmak gerici bir düşüncedir. Onlara saygı duyun ve kabullenin. Bir söz vardır “Denizciler geçirdiği fırtınaları, anneler doğum sancılarını unutmasalardı; ne yeni bir çocuk doğardı ne de bir denizci denize açılırdı..” Denizde geçirilen her zorluk sancılıdır, buna bir de kadın doğası eklendiğinde daha da zor olmasına rağmen kadın denizciler bunu belli etmeden gerektiği gibi görevlerine devam ederler.

Kadın-erkek ayrımı yoktur denizcilikte, denizci olmak ayrı bir cinsiyettir!

Ayşe kaptan/Denizcilik ve Gemi Mühendisliği

Gemide Düğün Teknede Düğün

Düğün Mekanları İstanbul Düğün Mekanları Tekne Düğünü İstanbul
İstanbul Teknede Düğün
İstanbul'un tüm tekne düğünü alternatiflerini Düğün.com çiftleri için araştırdık! Düğün teknelerini hemen incele!


Tekne Düğünü bütçen:

Diğer Firmalar
İstanbul İlçeler Tekne Düğünleri
Boğazda Tekne Düğünü
Eşsiz manzarasıyla İstanbul Boğazı, tekne düğünü hayal eden çiftler için iyi bir alternatif. Eğer siz de kendinizi Marmara Denizi ve boğazın kollarına bırakıp, tekne düğünü yapmaya karar verdiyseniz, bu sayfa aracılığıyla birçok tekne ve yat sahibi ile kolayca iletişime geçebilir, dilediklerinizden ücretsiz fiyat teklifi alabilirsiniz.

Tekne Düğünleri İçin En Uygun Dönem Hangisi?
Tekne ya da yatta düğün yapmayı planlıyorsanız, öncelikle düğününüzün gerçekleşeceği mevsimin, buna elverişli olup olmadığına bakmalısınız. Çünkü bu tarz organizasyonlar, hava şartlarından olumsuz yönde etkilenerek, tehlikeye girebilir. Fırtına ya da yağış sonucu düğününüzün bozulmasını istemiyorsanız kış mevsimi yerine, havaların sıcak olduğu bahar ve yaz aylarını tercih etmelisiniz.

Yazın da ani gelişebilecek yağış ihtimaline karşı, bazı tekne organizasyon şirketleri, yedek bir mekan alternatifi ile de gelebiliyor. Şirket ile görüşürken böyle imkanlarının olup olmadığını baştan konuşabilirsiniz. Yine bazı teknelerde açılır-kapanır tavan özelliği bulunduğundan, bu da geceyi kurtarıcı başka bir seçenek olabilir.

Romantik Bir Alternatif
Önceden üzerinde anlaşacağınız rotaya göre farklılaşan manzaranın oluşturduğu fonda evlenmek kulağa çok romantik geliyor öyle değil mi? Boğazın serin suları size eşlik ederken, yıldızların altında, şehrin ışıklarıyla birlikte dans etmek birçok çiftin hayallerini süslüyor olmalı. Böyle düğünlerde fon kimi zaman ada manzarası olurken, kimi zaman da şehir, orman ya da tarihi mekan manzaralı olabiliyor. Manzara çeşitleneceği için fotoğraflarınızda harika kareler elde etmemeniz neredeyse imkansız gibi duruyor. Haydarpaşa Garı gibi özellikle istediğiniz tarihi bir mekanı arkanıza alarak, eşsiz fotoğraflar çektirebilirsiniz.

Tekne Süslemesinde Nelere Dikkat Etmelisiniz?
Teknede Boğaz düğünü yapmaya karar verdiyseniz, zevkinize göre farklı konseptlerden birini tercih edebilirsiniz. Burada önemli olan detaylarda tutarlılığı yakalamaktır. Deniz konsepti, tekne düğünlerine çok yakışacaktır. Örneğin mavi tabakların ve beyaz örtünün kullanıldığı masaların, deniz yıldızları, balıklar ve mumlarla süslenmesi çok hoş bir etki yaratabilir. Yine lacivert rengin hakim olduğu marina konsepti de misafirlerinizi etkileyebilir. Dekorasyona uygun olarak, üzerinde deniz kabuğu, çapa gibi figürler ile süslenmiş nikah şekerleri de konseptiniz ile bütünleşecektir.

Dekorasyon konusunda işletmecilerin herhangi bir deneyimi yoksa, bu konuda profesyonel düğün organizasyonu şirketlerinden destek almanızı öneririz. Yine teknenin kaliteli müzik yayını yapmaya elverişli iyi bir ses sistemi olup olmadığını da mutlaka baştan sorup, netleştirmelisiniz. Unutmayın o eşsiz geceyi daha da unutulmaz hale getirecek şeylerden biri de zevkinize uygun seçtiğiniz düğün müzikleri olacak.

Eğer siz de tekne düğünü yapacaksanız, vakit kaybetmeden firma sayfalarımızdaki, çift yorumlarına göz atabilir, firma görsellerini inceleyebilirsiniz. Firmaların verdikleri hizmetleri detaylıca araştırarak, dilediğiniz firmadan bir tıkla randevu alabilirsiniz.

KURU YÜK GEMİSİ KAZANÇ

Gemiye yatırım para kazandırıyor...
Dünya ticaretinin büyümesine paralel artan deniz yoluyla taşımacılık, yatırımcıları gemi sahibi olmaya sevk ediyor. Gemi fiyatları ise milyon dolarları buluyor...


Gemiye yatırım para kazandırıyor...

Bir kuru yük gemisi ya da tanker alıp kiraya vermek ya da gemi sahibi olup işletmek son yılların gözde iş kollarından. Dünya ticaretinin büyümesine paralel artan deniz yoluyla taşımacılık, yatırımcıları gemi sahibi olmaya sevk ediyor. Gemi fiyatları ise milyon dolarları buluyor...

Dünya ticareti büyüyor. Yaklaşık yüzde 6.5 oranında büyüyen dünya ticaretinin ithal ve ihraç ürünlerinin yüzde 90'ı ise deniz yoluyla yapılıyor. Dünya ticaretinin büyümesinde duraksamalar beklense de deniz ticaretine yatırım neredeyse son iki yılın en karlı yatırım alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Yapılan tahminlere göre dünya deniz ticaretinin her yıl yüzde 3.5 oranında büyüyeceği varsayılıyor. Kuru yük talebinin her yıl yüzde 5'e yakın, petrol tankeri talebinin ise yüzde 2'ye yakın artması bekleniyor. Bu da dünya genelinde ve Türkiye'deki yatırımcılar için de karlılığı yüksek bir yatırım alanı demek.

Dünya deniz ticaretinde yaz dönemi ve özellikle Avrupa'nın birçok ülkesinde tatil olması nedeniyle şu anda navlun fiyatlan düşme göstermesine rağmen, gemi sahibi olmak navlun ücreti nedeniyle her zaman karlı. Gemi sahibi olmak ise ciddi sermaye gerektiriyor. Çünkü imal tarihi, imal edildiği ülke, kullanılan sac, tonaj gibi birçok kritere göre değişse de fiyatlar katlanarak artıyor.


Navlun ücretinin cazipliği

Mardin Denizcilikten Gonca İpek Çakır, navlun ücretinin ticaret yapmak isteyenler için cazipliğini şöyle açıklıyor. "Bir örnek vermek gerekirse 2004 yılında 30 bin tonluk kuru yük gemisinin günlük kazancı 21 bin dolar civarındayken bugünkü kazancı 30-35 bin doları geçti. 170 bin tonluk kuru yük gemileri günlük 50 bin dolardan şu anda 100 bin dolan aşmış durumda. Konteyner için de bu böyle. 40 bin torluk geminin günlük navlun ücreti 28 binlerdeyken bugün 38-40 bin dolar seviyelerinde. Bu da gemi sahibi olup kiraya vermek ya da kendisi işletmek için yatırımcılara cazip geliyor."
Navlun ücretinin belirlenmesinde geminin tipi. aldığı yük, gittiği mesafede önemli. Navlun ücreti de zaten gemi tipine göre taşıma maliyeti demek. Kar da navlun ücretinden geliyor. Yani eğer bir geminin günlük maliyeti 7 bin dolar ise ve siz geminizle 30 bin dolarlık iş aldıysanız, işte size muazzam kar!


Nereden, nasıl alınır?

Deniz ticareti yapmanın iki yolu olduğunu belirten Çakır, bunlardan birinin yatırım amaçlı olduğunu söylüyor. Cebinizde paranız var, gemi satın almak ve geminizi kiraya vermek istiyorsanız yurtdışı ya da yurtdışındaki broker'lara başvurmanız gerekiyor. Ya da eğer yatırımcının denizcilik geçmişi varsa, bilgi sahibiyse kendisi de gemi alım-satımı yapılan yerlere gidip satın alabilir ama bu zaman ve pazarlık gücü gerektiriyor.

Gemi almak için önce şirket kurmak gerektiğini söyleyen  Çakır'a  göre Gemi kuru yük, tanker veya konteyner hangi tipe sahip olunmak isteniyorsa önce bunun belirlenmesi lazım.  Ardından tipi, tonajı, imal edildiği yer vd.
Tüm dünyada satışta olan gemilerin siparişlerinin  broker'lara geldiğini belirten Çakır, gemi neredeyse geminin görüldüğünü ve siparişin alındığını ifade ediyor. Armatörün broker'ıyla görüşme yapıldıktan sonra sözleşme yapılıyor ve ilk gemi böylece alınmış olunuyor.

Tercih edilen gemiler

Avrupa'da inşaa edilen gemilerin kalite olarak daha çok tercih edilmesine rağmen, Güney Kore, Japonya ve Çin'de üretilen gemilere talep fazla. Türkiye'de üretilen gemilere de son yıllarda siparişler artıyor. Bunun nedeni de artık hem kalite, hem teknoloji olarak yapılan gemilerin işçilik standartlarının yükselmesi.
Gemi alım satımı yapan Nebula Denizcilik Şirketi'nin sahibi Haluk Tacal, 2003 yılında ikinci el bir geminin fiyatının 5-5.5 milyon dolar civarında olduğunu belirtirken bu rakamın şimdi 16 milyon dolan bulduğunu ifade ediyor. Konteynır sahibi olup deniz yoluyla taşımacılık yapmanın, şu an için cazip bir sektör olduğunu vurgulayan Tacal, deniz ticareti alanındaki iş kollarına yatırım yapmanın ise dünya ticaretindeki büyümeye paralel bir seyir izlediğini ve dünya ticaretinin büyüme hızının gemi sahibi olmayı, taşımacılığı, alım-satımı, kiralamayı cazip bir iş kolu haline getirdiğine dikkat çekiyor. Mevcut yükün artışı doğrultusunda gemi talebinin arttığını söyleyen Tacal, gemi satın almak isteyenlerin talebinde artış görüldüğünü, bunun sadece Türkiye'de değil tüm dünyada geçerli olduğunu ifade ediyor.

Şu anda en fazla gemi alımı yapan ülkenin ise Yunanistan olduğunu söylüyor. Çin, Hollanda, Norveç gibi ülkeler de sıralamada yerini alıyor. Gemi satın almak isleyenlerin talebi daha çok kuru yük taşıması yapabilecek gemiler ve petrol taşımacılığı yapabilecek tankerler. Fiyatlar geminin veya tankerin tipine  göre, yapıldığı ülke ve \ tonajına göre değişmekle birlikte en az 6-7 yaşında bir gemi için tonajına bağlı olarak en az 5-10 milyon doları gözden çıkarmak gerekiyor.

Tanker yeniden

Alpina Denizcilikten aldığımız bilgiye göre şu anda talepte dikkat çeken bir gelişim var. Bu da kuru yük gemisinden, tanker alımına geçildiği. Kuru yük gemisi sahiplerinin gemilerini satarak tanker alımı yaptıkları belirtilirken, gemi alım-satım ve kiralamasının dünya piyasasında ve Türkiye'de çok hareketli olduğuna dikkat çekiliyor.
Son iki yılda ikinci el gemi fiyatları ile yeni gemi fiyatları arasındaki fiyat farkı aralığının da giderek azaldığına işaret ediliyor. Aradaki fiyat farkı neredeyse yüzde 15-20 civarında.

Dünya ticaretinin artmasına paralel olarak hem ilk el, hem de ikinci el gemi fiyatlarının artacağı beklentisi ise sürüyor. Bu öngörüyle de yatırımcılar
deniz ticaretine yöneliyor.

Alım satımı, kiralaması yapan şirketler

Mardin Denizcilik: 0 216 327 7191
Alpina Denizcilik: 0 212 32015 70
Nebula Denizcilik: 0 212 29210 87
2k Denizcilik: 0 2126 488 88 77
İMİ Denizcilik: 0 216 326 42 00
Borusan Lojistik: 0 216 57150 00
TeamChart: 0 216 349 80 86

Not: Bazı firmaların iletişim bilgilerine yer verilmiştir. Bu alanda yerli yabancı birçok şirket faaliyet gösteriyor.


Deniz ticaretinden notlar...

• Dünya ticaretinin ithal ve ihraç yüklerinin yaklaşık yüzde 90'ı deniz yoluyla yapılıyor.
• Dünya ticaret filosu 800 milyon DWT civarında ve ticaret hacmi de 300 milyar doları geçiyor. Türkiye'nin aldığı pay ise yüzde 1.5 civarında.
• Dünya denizlerinde yılda yaklaşık 15 milyon konteynır sirkülasyonu oluyor.
• Uluslararası denizcilik bürosu'nun 2006 yılı raporuna göre Endenozya, Somali, Nijerya. Bangladeş Chittagong Limanı ve Brezilya'nın Santos limanları korsan saldırısına uğrayan en riskli bölgeler.
• Tahminlere göre dünya deniz ticaretinin her yıl yüzde 3.9 artacağı varsayılıyor. Kuru yük talebinin her yıl yüzde 4.9, petrol tankeri talebinin her yıl yüzde 1.6 artması bekleniyor. Konteynır ve diğer yüklerin yıllık yüzde 6 oranında büyümesiyle 1.6 milyar tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Dünya deniz ticaret filosunun ise yıllık yüzde 3.2 oranında büyümesi bekleniyor.
• Fiyat örnekleri: Ekim 2007'de teslim edilecek olan 76.000 dwt'luk Jian-gam inşa kuru dökme yük gemisi 66 milyon dolara satılırken, 1995 Hyundai inşa 73.670 dwt'luk kuru dökme yük gemisi 34.5 milyon dolar bedelle ve sekiz yıl süreyle günlüğü 12 bine dolar geri kirayla satın alındı. 1993 model 244.275 dwt'luk tek cidarlı ham petrol tankeri ise 42 milyon dolara alıcı buldu. 1991 Hyundai inşa 154.970 dwt'luk çift cidarlı tanker 48 milyon dolara alıcı buldu.
Blogger tarafından desteklenmektedir.